Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

DarkWoman

Kayıtlı Üye
MFC Üyesi
Konum
Stuttgart
  • Üyelik Tarihi
    27 Kas 2019
  • Mesajlar
    9,770
  • MFC Puanı
    47,832
  • MFC Seviyesi

image.jpeg

Semaver

“Sait Faik, Burgaz çalılıklarından çekti bir kızılcık dalı kopardı, kalem gibi yonttu, ucunu yaşama batırdı ve yazmaya koyuldu.

Türk hikâyeciliği Ömer Seyfettin'den sonra Memduh Şevket Esendal, Fahri Celalettin gibi ustaların sürdürdüğü bir türdü. Sabahattin Ali, Refik Halit'in memleket hikâyeciliğine diyalektik bir görüş katmış ve bu yeniliği ile 1940'ların tek ismi olmuştu . Sait Faik ise onların yapmadığı bir şeyi yaptı. Bir konuyu değil, yaşamın bir parçasını işliyordu. Bir tez savunmuyor, bir yaşantıyı yansıtıyordu. İnsan sevgisi dolu, doğa sevgisi dolu bir yüreği vardı. Neye baksa bu sevgi ile ısınıyor, ışıklanıyordu. Biz anc ak o el attıktan sonradır ki, en önemsiz görünen insanların ve şeylerin zevkine eriştik.” Haldun Taner, Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil, 1983.

‘’Birtakım İnsanlar…

Bana benzer adamlar…

Bütün insanlar birbirine aşağı yukarı benzemez mi?

Bana benzer adamlar, ne demekti?’’