Neler yeni
Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Oğuz Atay - Günlük

Satürn

Emekli Yönetici
Emektar Yönetici
  • Üyelik Tarihi
    9 Şub 2015
  • Mesajlar
    40,636
  • MFC Puanı
    3,994
  • MFC Seviyesi


Özet​

"Selim gibi, günlük tutmaya başlayalım bakalım. Sonumuz hayırlı değil onun gibi herhalde. Bu defteri bugün satın aldım. Artık Sevin olmadığına göre ve başka kimseyle konuşmak istemedigime göre, bu defter kaydetsin beni; dert ortağım olsun. 'Kimseye söyleyemeden, içimde kaldı, kayboldu," dediğim düşüncelerin, duyguların aynası olsun. Kimse dinlemiyorsa beni - ya da istediğim gibi dinlemiyorsa - günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda, bana, bunu da yaptınız. "
Oğuz Atay / Günlük


Önce Tutunamayanlar'ın Selim'ine günlük tutturur, sonra da kendi soyunur bu işe Oğuz Atay. Günlüğüne ilk karaladıkları da bunlar olur. Canım insanlar sonunda ona bunu da yap(tır)mıştır.


Birinin günlüğünü okumak demek onu şeffaflaştırmak, savunmasız bırakmak demek aynı zamanda. Oğuz Atay için doğru olur mu bunu söylemem? O zaten Tutunamayanlar'da, Tehlikeli Oyunlar'da, Oyunlarla Yaşayanlar'da, Korkuyu Beklerken'de yeteri kadar şeffaflaştırmadı mı kendini? Kendisinden başka neyi yazdı ki?


Yine de günlüğüyle Oğuz Atay, başka bir kapısını açıyor size, mahremine giriyorsunuz. Elbette magazinsel bir mahremiyet değil bahsettiğim. Yazdıklarının - özellikle de Tehlikeli Oyunlar ve Oyunlarla Yaşayanlar'ın - mahremiyeti... Karakterleri hakkında ne düşündüğünü, onları nasıl şekillendirdiğini, kurguladığını okuyorsunuz, gel-gitleriyle karşılaşıyorsunuz. Sadece bu da değil: hemen hemen bütün kitaplarında yoğun bir şekilde işlediği, doğu-batı arasında sıkışmış Türk aydını ve insanının buhranı hakkındaki görüşlerini de içeriyor günlüğü.
 

Menesse

Kayıtlı Üye
MFC Üyesi
  • Üyelik Tarihi
    23 Şub 2019
  • Mesajlar
    274
  • MFC Puanı
    323
  • MFC Seviyesi

Oğuz Atay zaten kendisini yazdığı eserlerde anlatmış.
Bunu, defterin neredeyse tamamında romanları ve hikayeleriyle meşgul oluşundan:
kurgulamalarından,pasajlarından,yazacağı kitaplara hazırlık için okumalar yapmasından,
analizlerinden anlıyorsunuz.
Dikkatimi çeken diğer bir yanı da Oğuz Atay'ın titizliği.
Kitabın içinde yazım ve imlâ hatalarına rastlamama rağmen
Oğuz Atay'ın kendi el yazması orjinal metin üzerinde kontrol ettiğimde
hiçbir hata yapmamış olması.
Sarfettiği sözlere günlüğünde dahi olsa üst düzeyde dikkat eden bu adamı tanımanın
daha iyi bir yolu var mıdır acaba?
Bu salt disiplin tutkusundan öte,ne diyorum ne anlatıyorumun kaygısı,
söylediklerimin manası nedirin kaygısı.
Düşünmeden konuşmamanın,kendini her an gözlemlemenin kaygısı.
Oğuz Atay'ı bu kadar özel yapan da bu sanırım.
 
Üst Alt